top of page
Tüm Kategoriler


Münir Nurettin Selçuk ve alaturkanın gericiliği
Alaturka müzik yalnız geri bir estetik düzeyi değil, gerici bir ideolojiyi de temsil eder. O nedenle, Laik Cumhuriyet’in “Müzik Devrimi” çoksesli klasik Batı müziği tercihi ile alaturkanın tasfiyesini ilişkilendirmiş, eşzamanlı kılmıştır. Söz konusu gerici ideolojinin anlamlı örneklerinden biri, 20. yüzyıl alaturkasının büyük üstadı kabul edilen Münir Nurettin Selçuk (1900-1981) tarafından, 15 Şubat 1974 tarihli (sayı: 67) Milliyet Sanat dergisinde veriliyor. Kendisiyle yapıl

Düşüngü
13 May2 dakikada okunur


Kemal Okuyan, arabesk, Gülcan Altan (4)
ÖMER SAVAŞKAN Kemal Okuyan’ın yazısının ilgili bölümünü yeniden anımsatalım: “Geride bıraktığımız yüzyıl, sosyalizmin kapitalizme karşı üstünlük kuramadığı bir yüzyıldır. Mirasa bakarken bu “yetersizliği” hesaba katmak ve ortaya çıkan evrensel çelişkilerin, zaafların, hatta bize toplumsal açıdan anomali gelen bir dizi etmenin müzik adına ürettiklerini daha sevecen bir tutumla karşılamak gerekmektedir… Dolayısıyla, müzik alanındaki mücadelede ne kadar fazla kaynaktan su içilir
Ömer Savaşkan
12 May12 dakikada okunur


Neoliberal bir tür: Dünya müziği (3)
ÖMER SAVAŞKAN Kemal Okuyan’ın yazısında onaylanabilecek nadir doğrulardan biri, “dünya müziği”nin (world music), neoliberal kültürün bir unsuru olduğu saptamasıdır. Ancak aradan geçen zaman içinde bu düşüncesini gözden geçirmiş olmalı; Gülcan Altan kendini “dünya müziği” yapan biri olarak tanımlamasına karşın, bu partinin resmi müzikal figürü olabildiğine göre. 2016 Temmuz’unda, TRT Müzik’te, yaptığı müziği sınıflandıramadığını, zaten “müziğin de sınıflandırılamayacağını”, bu
Ömer Savaşkan
11 May12 dakikada okunur


Liberal TKP’ye liberal müzikçi (2)
ÖMER SAVAŞKAN Olağan koşullarda, Gülcan Altan’ın böyle bir yazıya konu edilmesinin hiçbir mantığı olmazdı; ortodoks Marksizmin hiçbir yerinde bulunmuyor. Kendini Çerkes diasporasının bireylerinden biri sayan, o geleneklere göre yetişmiş olmasının gururunu yaşayan, neoliberal dönemin “etnik/azınlık” tanım ve kavramlarına sıcak bakan, tür olarak “dünya müziği” yaptığını vurgulayan, baskın bir liberal sol anlayışa yatkın, “etnik” alan dışında özgün bir müzikal kimlik taşıdığı ko
Ömer Savaşkan
10 May11 dakikada okunur


Liberal TKP’nin müzik yüzü: Gülcan Altan (1)
Gülcan Altan, neoliberal kasırganın getirdiği “etnik müzik/dünya müziği” alanı dışında, müzikal açıdan dikkat çekici bir kimlik taşımayan sanatçılardan. Tarihsel TKP ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığı halde kendine TKP adını veren örtülü liberal çevrenin resmi müzik figürü. Bu durum, tesadüfün çok ötesinde; bilinçli olarak, tarihsel TKP’nin belleğini silmek isteyen bir yapıyla, bilinçsiz olarak, Türkiye solunun müzikal belleğini silmek isteyen bir kişinin buluşması anlamın
Ömer Savaşkan
8 May12 dakikada okunur


Tarihsel TKP ve alaturka müzik
15 Mart-1 Ağustos 1945 tarihleri arasında, Ankara’da, Zeki Baştımar’ın denetim ve gözetiminde, toplam 10 sayı çıkmış olan ANT dergisi, tarihsel TKP’nin gençlik yayınlarındandır. Bu derginin 5. sayısında (16 Mayıs 1945) yer alan, Orhan Barlas imzalı, Türk Müziği başlıklı yazı, tarihsel TKP’nin alaturka müziğe nasıl baktığının, buradan yola çıkarak, Laik Cumhuriyet’in “Müzik Devrimi”ni nasıl değerlendirdiğinin güzel örneklerinden biridir. Yazıda, tarihselci kavrayış içinde çok

Düşüngü
3 May1 dakikada okunur


1 Mayıs Marşı’nın bestecisi Sarper Özsan: “İnsanlar, eski insanlardan farklı…”
MELİS GÖNENÇ Sarper Özsan (1944-2022) 1 Mayıs Marşı’nın bestecisi olarak tanındı. Doğruydu ama eksikti. Zor fakat canlı yılların tanığıydı. Klasik müzik eğitimi almış, TRT Yönetim Kurulu üyeliği yapmış, siyasal eylemciliği nedeniyle cezaevine düşmüş, uzun süre konservatuar öğretmenliğinde bulunmuş biriydi. Dolayısıyla, “klasik müzikçi” prototipinin dışında, iki ayrı çevre içinde yer almış, kişiler ve olaylar hakkında değişik değerlendirmelere sahipti. Benim gibi, klasik müziğ
Melis Gönenç
1 May22 dakikada okunur


Coşku Marşı
Doğrudan çevirisi Coşkulular Marşı (Марш энтузиастов) olan, ancak Türkçe söyleyiş açısından, anlamda nüans yaratsa da, Coşku Marşı biçiminde çevrilmesinin kulakta daha iyi tınladığı bu marş, ünlü Sovyet besteci İsak Dunayevski’ye (1900-1955) aittir. Dunayevski klasik müzik eğitimi almış olmasına karşın, operet ve popüler müzik alanına yönelmiştir. İlki 1927 tarihini taşıyan, toplamda 12 bestesiyle, Sovyet operetinin kurucularındandır. Viyana opereti (Kalman, Lehar) çizgisini

Düşüngü
1 May2 dakikada okunur


1 Mayıs
1930. 107x180 cm. Yağlı boya. Konstantin F. Yuon (1875-1958) Aslı Moskova’daki Tretyakov Galerisi’nde bulunan, 1929 yılında, Kızıl Meydan’daki 1 Mayıs kutlamalarını resmeden bu tablo, ilginç bir isme, Sovyet ressam Konstantin Yuon’a aittir. Yuon, XIX. Yüzyıl Rus gerçekçi resim okulunda yetişmiş, sonrasında izlenimcilik akımının etkisinde kalmış, ancak 1917 Ekim Devrimi’ni izleyen yıllarda avangard akımlar içinde olması beklenirken, tam tersine, toplumcu gerçekçi anlayışın önc

Düşüngü
1 May3 dakikada okunur


Ferdi Atuner’den siyasal baharatlı bir anı
MELİS GÖNENÇ Ferdi Atuner (1944-2026) yaşamdan ayrıldı. Kamuoyunun geniş kesimi tarafından, başta, “Olacak O Kadar”, “Çocuklar Duymasın”, “En Son Babalar Duyar”, “Ayrılsak da Beraberiz”, “Çılgın Bediş” gibi televizyon dizileriyle tanınmış olmasına karşın, esas işi opera sanatçılığıydı. İstanbul Belediye Konservatuarı Şan Bölümü’nde okumuş, Şehir Operası’nın ardından, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’ne geçmiş, 2008’de de buradan emekli olmuştur. Kendisiyle, 30 Nisan ve 16 Mayı
Melis Gönenç
28 Nis2 dakikada okunur


Tarihsel TKP ve Yunus Emre Oratoryosu
Tarihsel TKP çevresiyle ilişkili olup, 1 Ekim-15 Aralık 1946 arasında toplam 6 sayı çıkabilmiş, aynı yılın sonunda sosyalist parti, sendika ve yayınlara getirilen yasak sonucu kapanmış olan YIĞIN dergisi, 2. sayısında (15 Ekim), aşağıdaki yazıya yer vermiştir. Yazı, Saygun’un o sıralar geniş yankı bulan Yunus Emre Oratoryosu ile ilgilidir. Yazarı Abdülbaki Gölpınarlı (1900-1982) ise ilginç bir kişidir; Mevlevi/Melami meşrep, Yunus Emre’nin divanını yayımlamış, Divan şiiri kon

Düşüngü
25 Nis1 dakikada okunur


Tarihsel TKP ve Saygun
Tarihsel TKP’nin 1946 yılında, Ankara’da, Zeki Baştımar’ın denetim ve gözetiminde çıkardığı SÖZ dergisi, 15 Mayıs-1 Aralık arasında toplam 7 sayı yayımlanmış, dönemin CHP iktidarının, aynı yıl içinde, sosyalist parti, sendika ve yayınları yasaklama kararı üzerine, kapanmak zorunda kalmıştır. Derginin 15 Haziran 1946 tarihli 3. sayısında yer alan, Saygun ve Yunus Emre Oratoryosu konulu yazı, birkaç açıdan önem taşıyor: a) Sovyet modelinin ciddi etkisini taşıyan Laik Cumhuriy

Düşüngü
21 Nis1 dakikada okunur


‘Müzik devrimi’ Mustafa Kemal’in sofrasında
Laik Cumhuriyet’in “Müzik Devrimi”nin amacı, klasik Batı müziği modelinde, çoksesli ulusal Türk müziği yaratmaktır. Aracı ise halk müziğidir. Meşru kaynak olarak kabul edilen bu müzik, Osmanlı saray müziği olan alaturkanın aksine, “ulusal” nitelik taşıdığı için tek meşru kaynaktır. Bu gerçeği resmileştirmek amacıyla önemli adımlar atılmıştır. Kamuoyuna bu yönde verilmiş güçlü mesajlardan biri de, alaturkanın iki buçuk yıl kadar radyolarda yayımının yasaklanmasıdır. Yıllar son

Düşüngü
13 Nis1 dakikada okunur


Yalçın Küçük: Bastırılmış antisovyetizm ile utangaç Troçkizm arasında bir “Star-aydın"
Yalçın Küçük, çalışkanlığı, enerjisi, akıcı yazı ve konuşma yeteneği, teatral anlatı çabasıyla sıra dışı biriydi. Ancak sola çok olumsuz üç kavramı miras olarak bıraktı: Starlık, izlenimcilik ve ortodoks yaklaşım karşıtlığı. Bu üçü, onu, Marksizm-Leninizmin ne kuramsal, ne eylemsel, ne de duyarlılık-etik alanında meşrulaştırdı. ÖMER SAVAŞKAN Yalçın Küçük’ün ölümü ardından yazılanlar, söylenenler, her “star”ın ardından kaleme alınıp, söylenenlerden farklı olmadı. Devrimciliğ
Ömer Savaşkan
12 Nis9 dakikada okunur


Kalinnikov’un “Huzur Işığı” (Свете тихий)
Viktor S. Kalinnikov (1870-1927) Rus kilise müziği ile halk şarkılarından etkilenmiş, a cappella besteleriyle koro müziğine katkı sağlamış biridir. Slav ilahi geleneğindeki çalışmalarının, Sovyet döneminde de müzikal anlamda arı, parlak bulunması, dinsel içeriği bir kenara itilerek, estetik ölçütler ve ulusal kültür mirası bağlamında, koro repertuarlarında yer edinmesini sağlamıştır. Huzur Işığı adıyla çevrilebilecek olan, soprano, alto, tenor ve bas seslerden oluşan, karışı

Düşüngü
9 Nis1 dakikada okunur


Sahne arkasında
1972. 145x197 cm. Yağlı boya. Büyükağa Mirzazade (1921-2007). Büyükağa Mirzazade, Sovyet Azerbaycan’ının önemli ressamlarından biridir. Toplumcu gerçekçi yaklaşımı temellendiren Sovyet akademik geleneğinde yetişmiş, Bakü Güzel Sanatlar Akademisi’nde uzun yıllara yayılan eğitmenliği, birkaç kuşağın biçimlenişinde önemli rol oynamıştır. Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Halk Sanatçısı unvanına sahip Mirzazade’nin, “sahne” eğilimi, algısı ve bunu resme yansıtması ilginç ol

Düşüngü
9 Nis2 dakikada okunur


Sarı Zarflar: Liberal gerçekçilik dağınıklığı ya da Alman imgeleminde Türkiye gerçeği
Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) Altın Ayı ödülü kazanan yönetmen İlker Çatak’ın Sarı Zarflar filmi, liberal siyasal yaklaşımıyla sürpriz sayılmasa da, sanatsal açıdan epey sıradan oluşuyla şaşırtıyor. Siyasal gerçeklik ile karakter çizimleri arasındaki makasın açıklığı, acemice kotarılmış, sipariş bir senaryonun bütün aksaklıklarını kurguya yansıtmış durumda. MELİS GÖNENÇ Bir saptama ve bir soru ile başlayalım. Saptama: Sarı Zarflar tepeden tırnağa “politik” bir film
Melis Gönenç
7 Nis9 dakikada okunur


CSO şefi Hikmet Şimşek Laik Cumhuriyet’in “Müzik Devrimi”ni savunuyor…
12 Eylül’ün karanlık günleri. Cunta, Türk-İslam Sentezi doğrultusunda, alaturkayı bütünüyle resmileştirme, çoksesli Batı müziği ile eşit konuma yerleştirip, Laik Cumhuriyet’in “ Müzik Devrimi ”ni ıskartaya çıkarma adımları atıyor. Dönemin CSO Müdürü Hasan Hüseyin Akbulut’un anılarında yer alan aşağıdaki sayfa, bilinçli ve saygın bir şefin, o “ Müzik Devrimi ”ni savunmak için, gerektiğinde bir devlet başkanına bile nasıl kafa tutabileceğinin çok güzel ve anlamlı bir örneğini i

Düşüngü
1 Nis1 dakikada okunur


İsrailci, liyakatsiz rejisör Caner Akın’a yargı tokadı
Caner Akın, rejisörlük için gereken sanatsal ve kültürel niteliklere sahip olmadığı halde, siyasal ve parasal çıkar ilişkileri sonucu İstanbul Devlet Opera ve Balesi’ne (İDOB) başrejisör yapıldığını ileri süren Melis Gönenç’e karşı açmış olduğu iki tazminat davasını da kaybetti. Davalara temel olan suçlamanın, Gazze katliamı, Suriye ve Lübnan’a müdahale, şimdi de İran’a saldırıyla öne çıkan İsrail ile doğrudan ilişkili oluşu, Devlet Opera ve Balesi’nde (DOB) yaşananların siya

Düşüngü
28 Mar13 dakikada okunur


Bir Pop-Kültür İkonu Olarak İlber Ortaylı
Neoliberal/İslamcı yıllarda yaşanan kurumsal ve bireysel çöküşü simgeleyen en önemli isimlerden biri olan İlber Ortaylı, çok cılız bir etik ve ideolojik, hayli okkalı bir parasal miras bırakarak gitti. MELİS GÖNENÇ İlber Ortaylı’nın ölümü, beklenebileceği üzere, geniş bir medyatik pompalama ile servis edilmiş durumda. Siyasetçisinden mankenine, topçusundan popçusuna, iş insanından solcu (!) şairine, gazetecisinden televizyoncusuna… Neler neler denmedi ki; büyük tarihçiliği, a
Melis Gönenç
15 Mar10 dakikada okunur
bottom of page
