top of page
Tüm Kategoriler


Liberal rüzgâr, Müzik Devrimi ve Saygun
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’nda izlediği Nazi yanlısı siyaset yüzünden, savaş bitiminde çok zor durumda kalmış, Laik Cumhuriyet’in dış politikasının taşıyıcı kolonlarından olan Sovyet dostluğunu terk edip, bu ülkeye karşı kurulan ABD-İngiltere merkezli Batı Bloku içine dahil olabilmek amacıyla, başta ulusal bağımsızlık, her şeyi gözden çıkarmıştır. 1947 Mart’ında ilan edilen Truman doktriniyle beraber, Türkiye de Soğuk Savaş’ın, antisovyetik cephenin bileşenlerinden biri ola

Düşüngü
11 Ağu5 dakikada okunur


“Ah, daha akşam olmadı…”
Sovyet halk müziğinde, güney ve orta Rusya folklorunun anlamlı bir yeri vardır. Ah, daha akşam olmadı (Ой, то не вечер) adlı bu folklorik yapıt, feodalizme ve sınıfsal sömürüye karşı, tüm Volga (İdil) boyunu, Don bölgesini ve Rusya'nın güney eyaletlerini sarmış büyük kitlesel direnişin (1670-1671) önderi Stepan Razin ile ilgilidir. Sovyet kültür siyaseti, 1970’li yıllarda, halk kaynaklarına dönüş bağlamında önemli bir atılım başlatmıştır. Her cumhuriyetin kendi özgün halk mir

Düşüngü
2 Ağu2 dakikada okunur


Geri döndü
1954. 130x140 cm. Yağlıboya. Sergey A. Grigoriev. EVRİM YURTAN Sergey A. Grigoriev (1910-1988) özellikle II. Dünya Savaşı sonrası Sovyet toplumcu gerçekçiliğinin önemli ressamlarından biridir. Gündelik Sovyet yaşamını, aile ilişkilerini ve çocukların dünyasını psikolojik derinlikle tuvale aktarmasıyla öne çıkmıştır. Yanı sıra, uzun yıllar, Kiev Devlet Sanat Enstitüsü'nde eğitimcilik ve yöneticilik görevleri üstlenmiştir. 1950 ve 1951’de Stalin Ödülü, 1974’de ise SSCB Halk San
Evrim Yurtan
1 Ağu4 dakikada okunur


Müzik eleştirisinde ataerkil, antisovyetik tutum
Müzik eleştirmeni, Nazi sempatizanı Faruk Yener, kadınların orkestra şefi, besteci, haber spikeri gibi “ciddiyet” çağrışımı yapan “erkek” işlerinde varlık gösteremeyeceklerini ileri sürerken, antisovyetik damarını da işler tutmaya özen göstermiştir. Tamara Brooks - Faruk Yener - Veronika Dudarova MELİS GÖNENÇ Bizim ülkemizde klasik müzik eleştirmenliği her zaman “sorunlu” bir alan olmuştur. Birçok nedeni var. Bunlar arasında üzerinde en az durulanı “siyasal” olanıdır; tedirgi
Melis Gönenç
7 Tem8 dakikada okunur


Mustafa Kemal: “Siz bize bakmayın…”
Laik Cumhuriyet’in Ankara’daki ilk çoksesli müzik kalesi Musiki Muallim Mektebi (MMM) öğrencilerinden Hamdi Konur’u tanıtmıştık. (https://www.dusungu.com/post/tarihsel-tkp-ve-osmanl%C4%B1-m%C3%BCzi%C4%9Fi) Anılarında, MMM’deyken Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na alındığını, Mustafa Kemal’in çağrısı üzerine orkestra elemanlarıyla sık sık Köşk’e gittiklerini belirtiyor. Mustafa Kemal’in müzik konusuna yaklaşımını son derece özlü biçimde gösteren iki örneği, bizzat Konur’un

Düşüngü
30 Haz2 dakikada okunur


Yeni Moskova
1937. 140x170 cm. Yağlı boya. Yuri Pimenov. EVRİM YURTAN Yuri İvanoviç Pimenov’un (1903-1977), aslı Tretyakov Galerisi’nde (Moskova) bulunan bu tablosu, ressamın en tanınmış yapıtı olmasının yanı sıra, toplumcu gerçekçi resmin çok katmanlı zenginliğinin de anlamlı göstergelerinden biridir. Sovyet resim sanatında önemli bir yere sahip olan Pimenov (1967- Lenin Ödülü, 1970- SSCB Halk Sanatçısı unvanı), tiyatro dekorları ve afiş tasarımları da yapmıştır. 1930’lar, Moskova’nın “s

Düşüngü
11 Haz2 dakikada okunur


Karanlık Gece
Sovyet popüler müziğinin klasik yapıtlarından biri kabul edilen Karanlık Gece’nin (Тёмная ночь) ilginç bir öyküsü vardır: İkinci Dünya Savaşı sırasında, Sovyet topraklarında Nazi vahşetinin doruğa çıktığı bir dönemde, 1943 yılında, Leonid Lukov’un (1909-1963) imzasını taşıyan İki Asker (Два бойца) filmi çekilirken, yönetmen bir sahnede tıkanınca, besteci ve orkestra şefi Nikita Bogoslovski'den (1913-2004) bir şarkı istemiş, o da ezgiyi tek oturuşta yazıp, ertesi günkü çekime

Düşüngü
11 Haz3 dakikada okunur


Tarihsel TKP ve Osmanlı müziği
Yeni Edebiyat dergisi tarihsel TKP’nin kültür-sanat ağırlıklı ilk önemli süreli yayınıdır. 8 Ocak -1 Eylül 1937 arasında 11 sayı, 5 Ekim 1940 ile 15 Kasım 1941 arasında 26 sayı olmak üzere, toplam 37 sayı çıkmıştır. Aşağıdaki yazı, derginin 15 Mart 1941 tarihli 11. sayısında yayımlanmış olup, H. Topuz takma adını kullanan Hamdi Konur’a aittir. Alaturka müziği sınıfsal açıdan ele alan derli toplu ilk yazılardan biri, büyük olasılıkla da ilkidir. Alaturkanın gerici içeriği ve g

Düşüngü
7 Haz4 dakikada okunur


Münir Nurettin Selçuk ve alaturkanın gericiliği
Alaturka müzik yalnız geri bir estetik düzeyi değil, gerici bir ideolojiyi de temsil eder. O nedenle, Laik Cumhuriyet’in “Müzik Devrimi” çoksesli klasik Batı müziği tercihi ile alaturkanın tasfiyesini ilişkilendirmiş, eşzamanlı kılmıştır. Söz konusu gerici ideolojinin anlamlı örneklerinden biri, 20. yüzyıl alaturkasının büyük üstadı kabul edilen Münir Nurettin Selçuk (1900-1981) tarafından, 15 Şubat 1974 tarihli (sayı: 67) Milliyet Sanat dergisinde veriliyor. Kendisiyle yapıl

Düşüngü
13 May2 dakikada okunur


Kemal Okuyan, arabesk, Gülcan Altan (4)
ÖMER SAVAŞKAN Kemal Okuyan’ın yazısının ilgili bölümünü yeniden anımsatalım: “Geride bıraktığımız yüzyıl, sosyalizmin kapitalizme karşı üstünlük kuramadığı bir yüzyıldır. Mirasa bakarken bu “yetersizliği” hesaba katmak ve ortaya çıkan evrensel çelişkilerin, zaafların, hatta bize toplumsal açıdan anomali gelen bir dizi etmenin müzik adına ürettiklerini daha sevecen bir tutumla karşılamak gerekmektedir… Dolayısıyla, müzik alanındaki mücadelede ne kadar fazla kaynaktan su içilir
Ömer Savaşkan
12 May12 dakikada okunur


Neoliberal bir tür: Dünya müziği (3)
ÖMER SAVAŞKAN Kemal Okuyan’ın yazısında onaylanabilecek nadir doğrulardan biri, “dünya müziği”nin (world music), neoliberal kültürün bir unsuru olduğu saptamasıdır. Ancak aradan geçen zaman içinde bu düşüncesini gözden geçirmiş olmalı; Gülcan Altan kendini “dünya müziği” yapan biri olarak tanımlamasına karşın, bu partinin resmi müzikal figürü olabildiğine göre. 2016 Temmuz’unda, TRT Müzik’te, yaptığı müziği sınıflandıramadığını, zaten “müziğin de sınıflandırılamayacağını”, bu
Ömer Savaşkan
11 May12 dakikada okunur


Liberal TKP’ye liberal müzikçi (2)
ÖMER SAVAŞKAN Olağan koşullarda, Gülcan Altan’ın böyle bir yazıya konu edilmesinin hiçbir mantığı olmazdı; ortodoks Marksizmin hiçbir yerinde bulunmuyor. Kendini Çerkes diasporasının bireylerinden biri sayan, o geleneklere göre yetişmiş olmasının gururunu yaşayan, neoliberal dönemin “etnik/azınlık” tanım ve kavramlarına sıcak bakan, tür olarak “dünya müziği” yaptığını vurgulayan, baskın bir liberal sol anlayışa yatkın, “etnik” alan dışında özgün bir müzikal kimlik taşıdığı ko
Ömer Savaşkan
10 May11 dakikada okunur


Liberal TKP’nin müzik yüzü: Gülcan Altan (1)
Gülcan Altan, neoliberal kasırganın getirdiği “etnik müzik/dünya müziği” alanı dışında, müzikal açıdan dikkat çekici bir kimlik taşımayan sanatçılardan. Tarihsel TKP ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığı halde kendine TKP adını veren örtülü liberal çevrenin resmi müzik figürü. Bu durum, tesadüfün çok ötesinde; bilinçli olarak, tarihsel TKP’nin belleğini silmek isteyen bir yapıyla, bilinçsiz olarak, Türkiye solunun müzikal belleğini silmek isteyen bir kişinin buluşması anlamın
Ömer Savaşkan
8 May12 dakikada okunur


Tarihsel TKP ve alaturka müzik
15 Mart-1 Ağustos 1945 tarihleri arasında, Ankara’da, Zeki Baştımar’ın denetim ve gözetiminde, toplam 10 sayı çıkmış olan ANT dergisi, tarihsel TKP’nin gençlik yayınlarındandır. Bu derginin 5. sayısında (16 Mayıs 1945) yer alan, Orhan Barlas imzalı, Türk Müziği başlıklı yazı, tarihsel TKP’nin alaturka müziğe nasıl baktığının, buradan yola çıkarak, Laik Cumhuriyet’in “Müzik Devrimi”ni nasıl değerlendirdiğinin güzel örneklerinden biridir. Yazıda, tarihselci kavrayış içinde çok

Düşüngü
3 May1 dakikada okunur


1 Mayıs Marşı’nın bestecisi Sarper Özsan: “İnsanlar, eski insanlardan farklı…”
MELİS GÖNENÇ Sarper Özsan (1944-2022) 1 Mayıs Marşı’nın bestecisi olarak tanındı. Doğruydu ama eksikti. Zor fakat canlı yılların tanığıydı. Klasik müzik eğitimi almış, TRT Yönetim Kurulu üyeliği yapmış, siyasal eylemciliği nedeniyle cezaevine düşmüş, uzun süre konservatuar öğretmenliğinde bulunmuş biriydi. Dolayısıyla, “klasik müzikçi” prototipinin dışında, iki ayrı çevre içinde yer almış, kişiler ve olaylar hakkında değişik değerlendirmelere sahipti. Benim gibi, klasik müziğ
Melis Gönenç
1 May22 dakikada okunur


Coşku Marşı
Doğrudan çevirisi Coşkulular Marşı (Марш энтузиастов) olan, ancak Türkçe söyleyiş açısından, anlamda nüans yaratsa da, Coşku Marşı biçiminde çevrilmesinin kulakta daha iyi tınladığı bu marş, ünlü Sovyet besteci İsak Dunayevski’ye (1900-1955) aittir. Dunayevski klasik müzik eğitimi almış olmasına karşın, operet ve popüler müzik alanına yönelmiştir. İlki 1927 tarihini taşıyan, toplamda 12 bestesiyle, Sovyet operetinin kurucularındandır. Viyana opereti (Kalman, Lehar) çizgisini

Düşüngü
1 May2 dakikada okunur


1 Mayıs
1930. 107x180 cm. Yağlı boya. Konstantin F. Yuon (1875-1958) Aslı Moskova’daki Tretyakov Galerisi’nde bulunan, 1929 yılında, Kızıl Meydan’daki 1 Mayıs kutlamalarını resmeden bu tablo, ilginç bir isme, Sovyet ressam Konstantin Yuon’a aittir. Yuon, XIX. Yüzyıl Rus gerçekçi resim okulunda yetişmiş, sonrasında izlenimcilik akımının etkisinde kalmış, ancak 1917 Ekim Devrimi’ni izleyen yıllarda avangard akımlar içinde olması beklenirken, tam tersine, toplumcu gerçekçi anlayışın önc

Düşüngü
1 May3 dakikada okunur


Ferdi Atuner’den siyasal baharatlı bir anı
MELİS GÖNENÇ Ferdi Atuner (1944-2026) yaşamdan ayrıldı. Kamuoyunun geniş kesimi tarafından, başta, “Olacak O Kadar”, “Çocuklar Duymasın”, “En Son Babalar Duyar”, “Ayrılsak da Beraberiz”, “Çılgın Bediş” gibi televizyon dizileriyle tanınmış olmasına karşın, esas işi opera sanatçılığıydı. İstanbul Belediye Konservatuarı Şan Bölümü’nde okumuş, Şehir Operası’nın ardından, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’ne geçmiş, 2008’de de buradan emekli olmuştur. Kendisiyle, 30 Nisan ve 16 Mayı
Melis Gönenç
28 Nis2 dakikada okunur


Tarihsel TKP ve Yunus Emre Oratoryosu
Tarihsel TKP çevresiyle ilişkili olup, 1 Ekim-15 Aralık 1946 arasında toplam 6 sayı çıkabilmiş, aynı yılın sonunda sosyalist parti, sendika ve yayınlara getirilen yasak sonucu kapanmış olan YIĞIN dergisi, 2. sayısında (15 Ekim), aşağıdaki yazıya yer vermiştir. Yazı, Saygun’un o sıralar geniş yankı bulan Yunus Emre Oratoryosu ile ilgilidir. Yazarı Abdülbaki Gölpınarlı (1900-1982) ise ilginç bir kişidir; Mevlevi/Melami meşrep, Yunus Emre’nin divanını yayımlamış, Divan şiiri kon

Düşüngü
25 Nis1 dakikada okunur


Tarihsel TKP ve Saygun
Tarihsel TKP’nin 1946 yılında, Ankara’da, Zeki Baştımar’ın denetim ve gözetiminde çıkardığı SÖZ dergisi, 15 Mayıs-1 Aralık arasında toplam 7 sayı yayımlanmış, dönemin CHP iktidarının, aynı yıl içinde, sosyalist parti, sendika ve yayınları yasaklama kararı üzerine, kapanmak zorunda kalmıştır. Derginin 15 Haziran 1946 tarihli 3. sayısında yer alan, Saygun ve Yunus Emre Oratoryosu konulu yazı, birkaç açıdan önem taşıyor: a) Sovyet modelinin ciddi etkisini taşıyan Laik Cumhuriy

Düşüngü
21 Nis1 dakikada okunur
bottom of page
